Yeni modelle birlikte aile hekimlerinin, yanlarında görev yapan sağlık personeliyle birebir sözleşme imzalama dönemi sona eriyor. Sözleşme yetkisinin doğrudan valiliklere ve il sağlık müdürlüklerine devredilmesiyle birlikte, aile sağlığı merkezlerinde çalışan ebe ve hemşireler idari açıdan doğrudan devlete bağlı hale geliyor. Bu hamle yaklaşık 28 bin aile hekimliği biriminde görev yapan binlerce çalışanın statüsünü daha kurumsal bir zemine taşımayı hedefliyor.
SAHA SORUNLARI VE İDARİ ÇATIŞMA ÇÖZÜME KAVUŞUYOR
Sistem değişikliğinin temel gerekçesi ise sahada yaşanan idari uyuşmazlıklar oluşturuyor. Hekimlerin tıbbi hizmet sunumunun yanı sıra personel yönetimi, izin süreçleri ve görev paylaşımı gibi konularda işveren rolü üstlenmesi, zaman zaman çalışma barışını bozan gerilimlere yol açıyordu.
Bakanlık, yetki devri sayesinde bu sorunları minimize ederek birinci basamak sağlık hizmetlerini daha profesyonel ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor.
Düzenlemenin bir diğer kritik ayağını ise hizmet disiplini oluşturuyor.
Taslakta, sağlık hizmetlerinin aksamaması adına mazeretsiz devamsızlık durumlarına yönelik yaptırımların yasal çerçevesi net bir şekilde çiziliyor. Performans takibinin de daha şeffaf yöntemlerle yapılmasını öngören çalışmanın, önümüzdeki günlerde yasalaşması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması bekleniyor.