Hastalığın sinsi ilerlediğini belirten Demirhan, birçok belirtinin akciğerle doğrudan ilişkilendirilmediğini ifade etti. Tırnaklarda şekil değişikliği, omuz ve kol ağrısı, ses kısıklığı ile yüz ve boyunda şişlik gibi bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Demirhan, özellikle balgamda kan, geçmeyen öksürük, nefes darlığı ve sürekli halsizlik gibi şikayetlerin “kırmızı bayrak” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmasını önerdi. Akciğer kanserinin genellikle ilk olarak lenf düğümlerine yayıldığını ifade eden Demirhan, hastalığın ilerleme hızının kişiden kişiye değiştiğini kaydetti.
"ERKEN EVREDE CERRAHİ MÜDAHELE BÜYÜK AVANTAJ"
“2 hafta kuralı”na dikkat çeken Demirhan, “Özellikle 40 yaş üstü, sigara kullanmış ya da ailesinde akciğer kanseri öyküsü bulunan kişilerde iki haftadan uzun süren öksürük, nefes darlığı ve yorgunluk mutlaka ciddiye alınmalı. Bu durumda tomografi ile değerlendirme yapılması gerekir” dedi. Tedavi sürecine de değinen Demirhan, tanı konulan hastalarda uygunluk durumuna göre ameliyatın genellikle 2-4 hafta içinde planlandığını, erken evrede yakalanan hastalarda cerrahi müdahalenin önemli avantaj sağladığını ifade etti. Ameliyat sonrası iyileşme sürecinin yeni tekniklerle hızlandığını belirten Demirhan, hastaların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. İlk 5 yıl boyunca belirli aralıklarla tomografi takibinin önemine dikkat çekti.