Zafer Partisi Samsun İl Başkanı Alperen Carus, bölgedeki son gelişmeleri ve imzalanan geçici ateşkesi değerlendirdi. İki haftalık barış sürecinin hem Türkiye hem de dünya kamuoyu açısından nefes aldırıcı bir gelişme olduğunu kaydeden Carus, ancak tarafların ajandalarındaki uyuşmazlığın süreci tıkayabileceğine dikkat çekti.
"İRAN HALKININ DİRENİŞİ ÇANAKKALE RUHUNA BENZİYOR"
İran rejiminin kısa sürede yıkılacağı yönündeki iddiaların boşa çıktığını belirten Carus, "İran halkının yönetimine karşı bir refleks geliştirmeyip güçlü bir duruş sergilemesi dikkat çekicidir. Bu durumu, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’ndaki direnişine benzetmek mümkündür. Çanakkale Savaşı bizim için ne kadar hayatiyse, Hürmüz Boğazı da İran ve bölge için aynı öneme sahiptir. Bu direnci takdirle karşılıyorum" ifadelerini kullandı.
"İSRAİL VE DİĞER AKTÖRLER SÜRECİ ZORLAŞTIRIYOR”
Barışın önündeki en büyük engelin çok aktörlü yapı olduğunu vurgulayan Carus, açıklamasına şöyle devam etti:
"Eğer mesele sadece ABD ve İran arasında olsaydı çözüm daha kolay olabilirdi. Ancak İsrail, BAE ve diğer bölge ülkelerinin farklı ajandaları süreci zorlaştırıyor. Özellikle İsrail, ABD’nin bölgeden çekilmesini ve kendisine yakın yönetimlerin zayıflamasını kabul etmeyecektir. Bu nedenle uzun vadeli bir barışın sağlanacağına dair güçlü bir kanaatim yok, ancak temenni ediyorum."
"TÜRKİYE'NİN DENGELİ POLİTİKASI ÖNEMLİ
Türkiye’nin süreçteki tutumunu da değerlendiren İl Başkanı Carus, ekonomik zorluklar ve dış bağımlılıklar nedeniyle Türkiye'nin hareket alanının kısıtlı olduğunu ifade etti. Carus, "Gönül isterdi ki Türkiye açıkça İran’ın yanında yer alsın, fakat mevcut şartlar buna izin vermedi. Yine de Türkiye’nin doğrudan çatışmanın içine çekilmemiş olması ve dengeli bir politika izlemeye çalışması, mevcut koşullar altında olumlu bir gelişmedir" şeklinde konuştu.
"AÇILIM SÜRECİ VE BÖLGESEL PLANLAR ZAYIFLAYABİLİR"
Bölgedeki dengelerin değişmesinin Türkiye iç siyasetine de yansıyacağını iddia eden Carus, "İran’ın direnişiyle birlikte 'Büyük Kürdistan Projesi' gibi iddiaların ve kamuoyunda 'açılım süreci' olarak bilinen politikaların etkisini yitirebileceğini düşünüyorum. ABD ve İsrail bölgeden çekilirse, dış politikada bu ülkelere bağımlı aktörlerin etkisi de azalacaktır" diyerek sözlerini tamamladı.