KRALİÇE ARININ SIRRI VE ÜRETİM SÜRECİ
Keleş, arı sütünün arıların 15 günlük yavrularından elde edilen doğal bir sıvı olduğunu belirterek, “Ana arı sütüyle beslenen kraliçe arılar 4-5 yıl yaşarken, normal işçi arılar sadece 28-45 gün yaşar. Bu fark, arı sütünün enerji verici özelliğini gösteriyor” dedi. Arı sütünün vücut direncini artırdığını ve özellikle bal, polen ve propolisle birlikte kullanıldığında sağlığa birçok fayda sağladığını vurguladı.
Üretim süreciyle ilgili de bilgi veren Keleş, kraliçe arının özel aparatlar kullanılarak sınırlı bir alanda yumurtladığını ve larvaların sütle beslendiğini aktardı. Larvalar alınarak arı sütü özel aparatlarla toplanıyor ve hızla soğutucularda muhafaza ediliyor. Keleş, “Kraliçe arıya zarar gelmiyor, sadece yumurtlama süreci kontrol ediliyor” dedi.
FİYATI VE SAĞLIĞA KATKILARI
Arı sütünün yüksek fiyatının sebebini arz-talep dengesine bağlayan Keleş, 1 kilogram arı sütünün 8 ila 15 bin TL arasında değiştiğini söyledi. “Bazı kaynaklarda 40-50 bin TL gibi fiyatlar duyuluyor ama bu doğru değil. Üretimi zahmetli ama doğru yöntemlerle yapıldığında mümkün” dedi. Mustafa Keleş, arı sütü, propolis, polen, bal ve arı zehrinin insan sağlığı için değerli ve doğal ürünler olduğunu belirterek, “Doğal ve bilinçli kullanım ile büyük fayda sağlıyor” dedi.
TÜRKİYE ARICILIKTA ÖNEMLİ POTANSİYELE SAHİP
Arı sütü dışında arıların ürettiği bal, polen, propolis ve arı zehri de değerli ürünler arasında yer alıyor. Arı zehrinin bazı tıbbi ve bilimsel çalışmalarda kullanıldığı biliniyor. Keleş, “Türkiye, koloni sayısı bakımından dünyada üst sıralarda yer alırken bal üretiminde dünya ikincisi konumunda bulunuyor” dedi ve arıcılığın yalnızca bal üretimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek arı sütü, propolis ve polen gibi ürünlerin üretimine yönelik çalışmaların artırılması gerektiğini belirtti.