Bir dönem tabelalarından esnaf profilinde yaşanan köklü değişim sebebiyle "Şamsun" olarak anılmaya başlanan sokak, sığınmacıların dükkanlarını kapatıp bölgeden ayrılmasıyla birlikte yeniden eski yapısına kavuşuyor. Arapça tabelaların söküldüğü ve Türk esnafın yeniden faaliyete başladığı sokakta yaşanan bu dönüşüm, mahalle sakinleri ve yerel esnaf tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
“KENDİ MAHALLEMİZDE MİSAFİR GİBİYDİK”
Sokakta uzun süredir esnaflık yapan Rukiye Ak, sığınmacı yoğunluğunun hem ekonomik hem de sosyal açıdan kendilerini zorladığını belirterek, "İşlerimize doğrudan yansıyordu. Onlar geldikten sonra zaten zor olan geçim şartlarımız daha da ağırlaştı. Önceden kiralar daha uygundur, şimdi ise çok pahalı. Şu an birçok dükkân boş kaldı ama biz de yüksek kiralar nedeniyle yer tutmakta zorlanıyoruz. Dillerini anlamıyorduk, ne konuştuklarını bilmiyorduk; bu durum insanlarda bir tedirginlik yaratıyordu. İnsanlar bu sokaktan geçerken korkuyordu, şu an ise daha rahatız. Kendi halkımızdan memnunuz" dedi.
Vatandaşlardan Tarık Bakır ise sokağın eski ve yeni hali arasındaki farkı şu sözlerle özetledi: "Eskiden buradan ailemizi geçirmeye çekiniyorduk. Çok kötü bir görüntü vardı ve adeta bir Şam sokağını andırıyordu. Eskiden buraya 'Şamsun' diyorduk; şimdi ise Türk esnaflar yeniden dükkân açmaya başlayınca ortam rahatladı, sokak yeniden Samsun’a benzemeye başladı."
“KİRA FİYATLARINI YÜKSELTTİLER”
Bölgede yıllardır esnaflık yapan Davut Görele, yaşanan sürecin yaşam biçimlerini değiştirdiğini ifade ederek, "Biz vergimizi verirken, birçok konuda önceliğin onlara tanındığını düşünüyorduk. Hastanede ve kamu hizmetlerinde kendimizi ikinci planda hissediyorduk. Şimdi buradaki Suriyeli iş yerlerinin bir kısmı kapandı ya da boşaldı. Ancak birçoğu vatandaşlık aldı, ev ve dükkân satın aldı. Bu nedenle tamamen gittiklerini düşünmüyorum. Bir aile 20-25 bin lira kira vererek nasıl geçinebilir? Bu durumun kiralar üzerinde ciddi bir olumsuz etkisi oldu" diye konuştu.
Esnaf Fatma Korkmaz ise dükkanların boşalmasıyla sokağın daha sakin bir görünüm kazandığını belirterek, "İşlerimize ve çocuklarımızın geleceğine olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorduk. Arapça tabelaların buraya yakışmadığı kanaatindeydim. Bugün boş olan dükkânların çoğu daha önce onlara aitti. Muhtemelen daha yüksek kiralar ödüyorlardı ve bu da fiyatları tırmandırdı. Şimdi gitmeleriyle birlikte hem ev hem dükkân kiraları açısından bir rahatlama yaşandı" ifadelerini kullandı.
Mahallede yaşamasına rağmen geçmişte sokaktan geçerken tedirginlik duyduğunu dile getiren esnaf Tuğba Özsaycan, "Kendi ülkemizde, kendi mahallemizde misafir gibi hissettiğimiz zamanlar oldu. Bize karşı sert ve mesafeli davranıyorlardı. Gitmelerinin esnaf, ev sahibi ve kiracılar üzerinde olumlu etkileri oldu" dedi
Esnaf Aysel Yiğit ise güvenlik kaygılarının azaldığına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Daha dün bir müşterim geldi; iki yıldır bu sokaktan mecbur kalmadıkça geçmediğini, geçerken de korktuğunu anlattı. Sokağın bugünkü hâlini görünce çok mutlu olduğunu söyledi. Geçmişte taciz ve hırsızlık gibi olaylardan şikâyet edenler oluyordu. Benim de bir kızım var, bu yüzden kendimizi güvende hissetmediğimiz zamanlar oldu. Müşteri kaybı yaşadığımız, insanların bu sokağı kullanmak istemediği dönemleri geride bıraktık. Her yer Arapça tabelalarla doluydu, şimdi ise sokak oldukça değişti ve eski kimliğine büründü."
Hakkı Bey Sokak'taki değişim, boş kalan dükkanların vitrinlerindeki kiralık ilanları ve yeniden asılan Türkçe tabelalarla gözle görülür bir hal alırken, bölge esnafı sokağın ticari hayatının tamamen yerli esnafla canlanmasını bekliyor.