Samsun’da hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, kentteki fırıncı ve dönerci esnafına zorlu anlar yaşatıyor. Termometrelerin 30 dereceyi gösterdiği şehirde, ocak başında 250 dereceye varan sıcaklığa göğüs geren pide ve döner ustaları, ekmek teknelerinin başında adeta sıcaklıkla savaşıyor. Yaşanan tüm zorluklara rağmen ustalar, mesleklerini büyük bir sevgi ve bağlılıkla sürdürüyor.
“GÜNDE 5-6 KEZ ATLET DEĞİŞTİRİYORUZ”
Fırın başında yaklaşık 250 derecelik ısıyla mücadele ettiğini belirten Samsunlu pide ustası Mustafa Onay, fırın karşısından çıktıklarında dışarıdaki yaz sıcaklığının kendilerine adeta bir serinlik gibi geldiğini ifade etti. Çalışma koşullarının zorluğundan bahseden Onay, "Fırının başında sıcaklık zaman zaman 200 dereceye kadar düşse de ortalama 250 dereceyi buluyor. Dışarıda 30 derece hava sıcaklığı varken, biz burada sıcağa karşı direniyoruz. Yoğun terlemeden dolayı günde 5-6 kez atlet değiştirmek zorunda kalıyoruz. Ter üzerimizden adeta su gibi akıyor" dedi.
Sıcaklık nedeniyle sıvı tüketimini artırdıklarını da dile getiren Onay, "Normal şartlarda gün içinde bu kadar su içmem ancak buradaki çalışma koşulları bizi mecbur bırakıyor; günde yaklaşık 2,5 ila 3 litre su tüketiyorum. Yine de işimizi severek yaptığımız için bu zorluklar mesleğimize olan bağlılığımızı etkilemiyor, işimizden keyif alıyoruz" diye konuştu.
“YAZ AYLARINDA BU SICAKLIK MESLEĞİMİZİN BİR PARÇASI”
Bir diğer pide ustası Mustafa Sofu ise mesleğini severek icra ettiğini ve bu sayede fırın karşısında mutlu olduğunu belirtti. Fırın içi sıcaklığının sürekli 200-250 derece arasında seyrettiğini vurgulayan Sofu, "Yaz aylarında hava sıcaklığının da eklenmesiyle işimiz çok daha bunaltıcı bir hal alıyor. Ancak bu zorluk mesleğimizin bir parçası. İşinizi sevince her türlü zorluğun üstesinden gelebiliyorsunuz" şeklinde konuştu.
VATANDAŞTAN USTALARA TAKTİR: “ BEN BU ORTAMDA ÇALIŞMAZDIM
Samsun pidesinin lezzeti için ustaların çok büyük bir emek ve fedakarlık harcadığına dikkat çeken müşteri Hacı Murat Kuru ise çalışanlara teşekkür etti. Fırın ustalarının çalışma şartlarının dışarıdan bakıldığında bile çok ürkütücü olduğunun altını çizen Kuru, "Vatandaşlarımızın bu lezzetli pideleri yiyebilmesi için ustalarımız çok zor şartlar altında, adeta canla başla emek veriyor. Yaz ayında bu sıcaklığın karşısında durmak bile bir mucize. Benim kendi sağlık durumum elvermediği için ben kesinlikle böyle bir ortamda çalışamazdım. Ustaların gösterdiği bu çaba gerçekten takdire şayan. Herkesi bu emeğe ortak olmaya ve bu lezzeti tatmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
“ALIN TERİNİN GERÇEK ANLAMINI YAŞIYORUZ”
"Fırıncılar kadar döner tezgahı başındaki ustalar da yükselen sıcaklıktan nasibini alıyor. Yaklaşık 30 yıldır döner ustası olarak geçimini sağladığını belirten Dursun Ceylan, en büyük zorluklarının döner ocağından yayılan yüksek ısı olduğunu söyledi. Çalıştığı ortamdaki sıcaklığın zaman zaman 50-60 derecelere kadar ulaştığını tahmin ettiğini belirten Ceylan, şu sözlere yer verdi: "Müşteri yoğunluğu arttığı zamanlarda ocak sıcaklığı daha da yükseliyor ve ortam tamamen bunaltıcı bir hal alıyor. Sürekli terlediğimiz için elimizde havluyla yüzümüzü silmek zorunda kalıyoruz. Alın terinin gerçek anlamını biz burada bizzat yaşıyoruz. Günde yaklaşık 10 saat tezgah başındayız. İş bittikten sonra dışarı çıktığımda, o herkesin şikayet ettiği 30 derece sıcaklıktaki hava bana adeta serin bir yayla havası gibi geliyor. Sıcaktan korunmak adına tek çaremiz bol bol su tüketmek. Gün içinde defalarca kıyafet değiştiriyoruz ancak çalışma esnasında duş alma imkanımız maalesef olmuyor."
“ORTAM SICAKLIĞI RAHATLIKLA 50 DERECEYİ BULUYOR”
Günde ortalama 11 saat döner tezgahı önünde mesai yaptığını kaydeden döner ustası Yetkin Tok da sıcak çalışma ortamının kendilerini fiziken çok yorduğunu aktardı. Yaz mevsiminde bu zorluğun iki katına çıktığına değinen Tok, "Çalıştığımız alanın sıcaklığı rahatlıkla 50 dereceyi buluyor. Gün içinde hararet bayıltmasın diye en az 3 litre su tüketiyorum ve 2-3 kez kıyafet değiştiriyorum. İş bittiğinde dışarı adım atınca dışarısı bize çok serin geliyor. Sıcaklığın ve uzun çalışma saatlerinin yanı sıra bazen müşterilerin sabırsız talepleri de bizi zorlayabiliyor. Ancak halden anlayan, güler yüzlü ve anlayışlı müşterilerle karşılaştığımızda tüm yorgunluğumuzu ve sıcağın etkisini unutuyoruz" dedi.