Samsun’da işletmesini 5 yıl önce kuran gıda mühendisi Murat Nadir Özdemir, salgın sürecinde sokaktan geçenlerin yardım talepleri üzerine projeyi hayata geçirdiklerini belirtti. İlk 2-3 yıl kendi imkanlarıyla sistemi yürüttüklerini ifade eden Özdemir, "Sokaktan geçenlerin yardım talepleri üzerine onlara yemek verme düşüncesiyle yola çıktık. Bunu zamanla 'askıda yemek' ve 'askıda çorba' olarak değerlendirmeye başladık. İlk yıllarda uygulamayı tamamen kendi imkanlarımızla işlettik ardından vatandaşların 'cama yazı asın, milletin haberi olsun, biz de destekte bulunalım' talepleriyle bu proje kendiliğinden çıktı” diyerek sürecin gelişimini anlattı.
Günlük olarak ortalama 4-5 sabit kişinin bu hizmetten yararlandığını belirten Özdemir, sokaktan geçen ya da çevredeki vatandaşlar tarafından yönlendirilen hiçbir ihtiyaç sahibinin geri çevrilmediğini vurguladı.
“KİMLİKLERİ GİZLİ TUTULUYOR, ÇEKİNMEDEN GELEBİLİRLER”
Askıda yemeklerin kapsamına dair de bilgi veren Özdemir, günlük çıkan sulu yemek, kuru fasulye, pilav ve döner gibi çeşitlerin tercih edilebildiğini kaydetti. Yemek yiyen kişilerin kimliklerinin hiçbir şekilde deşifre edilmediğini ve bu süreçte büyük bir hassasiyet gözetildiğini dile getiren Özdemir, "Samsun’da ihtiyaç sahipleri çekinmeden rahatlıkla gelip yemeklerini yiyebilirler, her zaman kapımız açık" dedi.
Aynı bölgede hem esnaf hem de emekli olan mahalle sakinlerinden Salih Sezgin de uygulamanın işletmenin açılışından bu yana sürdüğünü belirterek projenin önemine dikkat çekti. Projede hiçbir zorlama olmadığını, hayırseverlerin tamamen gönül rızasıyla destek verdiğini dile getiren Sezgin, "Bu zamana gelen hiçbir insan geri çevrilmedi. Kim gelirse gelsin yemeğini yiyor. İnsanların kimseden bir şey istemeden, dilenmek zorunda kalmadan girip yemeğini yiyebilmesi çok güzel bir şey" ifadelerini kullandı.
Suistimal iddialarına ve uygulamanın yaygınlaşmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sezgin, "İllaki 100 kişide 3-4 kişi suistimal eden çıkabilir ama niyet önemlidir. Zaten bizim Türk halkının özelliği bir şekilde illaki düşene bir el atılıyor. Kimse 'param yok' demeden bir yerlere girip yemek yemeli” diye konuştu.
MUHABİR: DİLARA KÖSEOĞLU