"ŞOK DİYET SU VE ÖDEM KAYBI YAŞATIR"
Şok diyetlerin bırakılıdığında verilen kiloların hızlı geri alındığını ifade eden Sağıroğlu, "Şok diyetlerinde Sıkça sorulan konulardan biri de hızlı kilo vermek amacıyla uygulanan şok diyetlerdir. Ancak bu tür diyetlerde genellikle yağ kaybından çok su ve ödem kaybı yaşanır. Kısa sürede kilo verilmiş gibi görünse de diyet bırakıldığında verilen kiloların hızla geri alınması kaçınılmaz olur. Bu nedenle şok diyetleri kesinlikle önermiyoruz. Bunun yerine uzun vadeli, sürdürülebilir ve yağ kaybını hedefleyen bir beslenme planı tercih edilmelidir. Özellikle spor yapan bireylerde günlük protein ihtiyacının karşılanması önemlidir. Ancak sporcu beslenmesinde de tek bir besin grubuna yönelmek doğru değildir. Sebzelerin, protein kaynaklarının ve diğer temel besin öğelerinin dengeli şekilde yer aldığı düzenli bir beslenme planı oluşturulmalıdır." dedi.
"YAĞ TÜKETİMİNDE DİKKATLİ OLMALIYIZ"
Bayram sonrasında kırmızı et tüketiminin artmasından dolayı diğer protein kaynaklarının da tüketilmesi gerektiğin belirten Sağıroğlu, "Bayram döneminde kırmızı et tüketiminin yoğun olduğu bir süreçten çıktığımız için, bundan sonraki dönemde diğer protein kaynaklarına da haftalık beslenme planımızda mutlaka yer vermeliyiz. Özellikle balık tüketimini artırmaya özen gösterelim. Bunun yanında sebzeleri de ihmal etmeyelim. Sebzeleri hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketebilir, farklı türlerle beslenmemizi çeşitlendirebiliriz. Aynı şekilde kuru baklagiller de sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin önemli parçalarından biridir. Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte kavun ve karpuz gibi meyveler de sofralarımızda daha sık yer almaya başladı. Ancak bu meyvelerin şeker içerikleri nedeniyle porsiyon kontrolüne dikkat etmek gerekiyor. Karpuz ve kavunu tüketirken yanında yoğurt ya da yağlı tohumlar gibi protein ve sağlıklı yağ kaynakları eklemek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olacaktır. Yağ tüketiminde de dikkatli olmalıyız. Özellikle kızartma türü yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Tuz kullanımında ise yemeği hazırlarken eklenen miktar genellikle yeterlidir. Bu nedenle sofrada ayrıca tuz bulundurmamaya çalışalım. Çünkü çoğu zaman tadına bile bakmadan ekstra tuz ekleyebiliyoruz. Bu alışkanlıktan uzak durmak, yaz dönemine daha sağlıklı bir başlangıç yapmamıza katkı sağlayacaktır. Beslenmenin önemli bir parçası da uyku düzenidir. Kaliteli ve yeterli uyku, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Bunun yanı sıra su tüketimini de ihmal etmemeliyiz. Özellikle sıcak havaların etkisini göstermeye başladığı bu dönemde yeterli miktarda su içmek büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
"EN ÇOK KARŞILAŞTIĞIMIZ DURUM PAZARTESİ DİYETE BAŞLARIM DÜŞÜNCESİDİR"
Ertelenen diyetler hakkında da konuşan Sağıroğlu, şu ifadeleri kullandı: Toplumda sıkça karşılaştığımız bir başka durum ise “Pazartesi diyete başlarım” düşüncesidir. Oysa sağlıklı beslenmeye başlamak için belirli bir günü beklemeye gerek yoktur. Bulunduğumuz andan itibaren doğru adımları atmaya başlayabiliriz. Çünkü sağlıklı yaşamın belli bir başlangıç tarihi yoktur. Ne kadar erken başlarsak, o kadar avantaj sağlamış oluruz. Ayrıca öğün atlamamaya da özen göstermeliyiz. Öğün atlandığında kan şekeri düşer ve bu durum kontrolsüz yeme davranışlarına yol açabilir. Özellikle uzun süre aç kaldığımızda, en kolay ulaşabildiğimiz karbonhidrat kaynaklarına yönelme eğilimimiz artar. Bu nedenle uzun süreli açlıklardan kaçınmalı ve düzenli öğün alışkanlığı kazanmalıyız. Elbette beslenme tek başına yeterli değildir. Sağlıklı bir yaşam için düzenli fiziksel aktivite ve egzersizle desteklenmelidir. Su tüketimi, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve hareketli yaşam bir bütün olarak değerlendirilmelidir.