Bir zamanlar 60 haneli köyde herkesin icra ettiği bu köklü zanaat, günümüzde teknolojik alternatiflere yenik düşerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
ÜÇ KUŞAKTIR SÜREN BİR USTALIK HİKAYESİ
Kökleri dedesine kadar uzanan ahşap beşikçilik mesleğini 1979 yılına kadar dedesi ve babasının birlikte yürüttüğünü belirten Hacı Salih Özşahin, 2005 yılından bu yana ise bayrağı tek başına taşıyor. Geçmişte bölgede doğan her çocuğun ilk uğrak yerinin beşik pazarları olduğunu vurgulayan Özşahin, o dönem kimsenin başka bir alternatifi olmadığını, her ailenin çocuk doğduğunda gelip ahşap beşik aldığını ifade ediyor.
Günümüzde modern karyola ve alternatif beşiklerin çoğalmasıyla ahşap beşiklere olan talebin seneden seneye düştüğünü belirten usta, geleneksel ürünlerin sağlık açısından hala büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. İlk 6 ayda bebeklerin el ve ayaklarının belleme adı verilen sistemle sarılmasının orta beden rahatsızlıklarını önlediğini, şimdiki karyola tarzı beşiklerde ise çocuk serbest bırakıldığı için kol ve bacaklarda kayma riski oluşabildiğini belirten Özşahin, bu nedenle ahşap beşiklerin uzmanlar tarafından da önerildiğini aktarıyor.
“BİZDEN SONRA DEVAM EDECEK KİMSE GÖRÜNMÜYOR”
Bir zamanlar 60 hanenin tamamının beşik üretirken bugün bu zanaatı sürdüren sadece 1-2 usta kaldığını belirten Özşahin, zanaatın unutulmaması ve nostaljinin yaşatılması için mesleğe devam ettiklerini söylüyor. Üç çocuğunun olduğunu ve onların okumasını istediğini belirten usta, gençlerin bu mesleğe yönelmediğini ve kendisinden sonra bu zanaatı yürütecek kimsenin görünmediğini ifade ediyor. Mesleğin yok olmasının insanı üzdüğünü dile getiren Özşahin, bu nedenle sadece beşik üretmeyip balta sapı ve günlük ihtiyaçlara yönelik ahşap eşyalar da yaparak zanaatini sürdürüyor.
Özel olarak seçilen ceviz, kestane ve kızıl ağaçtan tornada işlenerek el emeğiyle hazırlanan ahşap beşikler, işçiliğine ve kalitesine göre 1.500 TL ile 4.000 TL arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor. Teknolojinin ve dijitalleşmenin getirdiği yeniliklere karşı direnen bu köklü gelenek, Hacı Salih Özşahin’in emeği, sabrı ve maharetli ellerinde son temsilcilerinden biri olarak hayat bulmaya devam ediyor.
HABER: DİLARA KÖSEOĞLU- KAMERA: EYLÜL BEREN KARAMAN
