1965 yılında çırak olarak mesleğe başlayan Haşim Uzun, 1985 yılından bu yana, dükkanında bürokratlardan vekillere, sanat camiasından ünlü isimlere kadar sayısız kişiye özel dikim yapıyor. Samsun’un en eski terzilerinden biri unvanını taşıyan Uzun, mesleğinin inceliklerini ve sektörün geleceğini Samsun İlk Haber’e anlattı.
Mesleğe çekirdekten yetiştiğini ve Tekamül Üniversitesi mezunu olarak diplomalı bir zanaatkar olduğunu vurgulayan Haşim Uzun, "Biz kalıpla falan çalışmayız. Ölçüyü alırız, kumaşı serer ve keseriz. Şahsa münhasır, kişinin istediği modeli dikeriz. Bugüne kadar çok sayıda bürokrat, vekil ve sanatçıya elbise diktim. 'Terzi Haşim' olarak sadece Samsun’da değil, Türkiye genelinde tanınırım. Bu meslek sayesinde iki evlat büyüttüm. Eğer iyi bir zanaatkarsanız, çok rahat geçinirsiniz, hiçbir probleminiz olmaz" diye konuştu.
Fabrikasyon üretimler ile el emeği dikim arasında farklar olduğunu ifade eden Uzun, hazır giyim sektörünü eleştirerek, “İyi ki fabrikasyon çıktı, yoksa bugün milyonluk nüfusların giyim ihtiyacına terziler yetişemezdi. Ancak hazır elbise ile özel dikim arasında dünyalar kadar fark var. Özel dikim giyen bir kişiye asla hazır elbise giydiremezsiniz. Terziye iş diktiren müşteri bilinçlidir; elbisenin omzunu, yakasını, duruşunu çok iyi bilir” dedi.
“ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK UNUTULUYOR”
Bugüne kadar çok sayıda kalfa ve çırak yetiştirdiğini ancak gelecek nesillerin bu işe yaklaşmadığını vurgulayan emektar usta, bu durumu ekonomik beklentilere ve ailelerin tutumuna bağlayarak, “Meslek unutulmuyor, aslında unutturuluyor. Biz çıraklığa başladığımızda para verilmezdi, harçlık verilirdi çünkü zanaat öğrenmeye giderdik. Şimdi çocuk geliyor, haklı olarak para istiyor, sigorta istiyor. Esnafın bu yükün altından kalkması zor. Gençler artık emek vermeden, hazır para kazanmak istiyor. İyi bir terzi olmak için en az 5 yıl çıraklık yapmak lazım” yorumunu yaptı.
10 YIL SONRA TERZİLER PARMAKLA GÖSTERİLECEK
Gençlere ve ailelere tavsiyelerde bulunan Haşim Uzun, “Ülkemiz maalesef üniversiteli işsizlerle dolu. Aileler çocukları illa okusun istiyor ama meslek öğrensin demiyor, terzilik demiyorum ama ne olursa olsun gençler mutlaka bir zanaat öğrensin. Zanaatkar gittikçe azalıyor; az olan şey ise her zaman değerlidir. Önümüzdeki 10 yıl içinde piyasada terzi kalmayacak ve kalanlar parmakla gösterilecek, çok büyük paralar kazanacaklar. Gelecek zanaattadır” sözleri ile anlatımını tamamladı.